Anadilde Propaganda ve Bilgilenme Haktır

Ayrımcılık Yaratacak Karar İçin YSK’na Başvurduk

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği olarak Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) siyasi reklamların dili konusundaki kararının iptali için başvuruda bulunduk. YSK 21.12.2013 tarihinde 592 sayılı kararında "Siyasi parti ve adayların siyasi reklamlarında Türkçe kullanmalarının esas” olduğuna ilişkin oluşturduğu hüküm, bir çok farklı etnik kökene sahip yurttaşların yaşadığı ve onlarca farklı dilin konuşulduğu bir ülkede gerek seçmenlerin bilgilenme hakkı bakımından gerekse adayların propaganda eşitliği bakımından ayrımcılık içermektedir. Bu karar kanımızca Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve 90. maddesine aykırıdır.

Türkiye’de Türkçe dışında onlarca dil konuşulduğu bir realitedir. Durum böyle iken siyasi reklamların Türkçe yapılmasına ilişkin karar, Türkçe bilmeyen seçmenler açısından açık bir ayrımcılık oluşturmaktadır. Türkiye’de anadili farklı olan ve Türkçe bilmeyen seçmenlerin seçimlerde oy verecekleri parti ve adaylar hakkında bilgilenme  ve özgür iradeleri tercihlerini oluşturma hakkının ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması anlamını taşımaktadır. Türkçe bilmeyen seçmenlerin çogunluğunu kadınlar oluşturmaktır. Kaldı ki  Türkçe bilseler dahi seçmenler ve adaylar  bilgilenme ve propaganda  hakkını kendi anadilinde yapma tercih etme hakkına sahiptir.

Türkiye’nin taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi farklı etnisitelere sahip her seçmenin kendi dilinde bilgilenme hakkını güvence altına almıştır. Sözleşme ile oluşan İnsan Hakları Komitesi, sözleşmenin 25. maddesi ile ilgili Genel Yorum’da  maddenin "İfade özgürlüğü, barışçı toplantı hakkı ve dernek kurma hakları oy kullanma hakkının tam anlamıyla korunması ve etkili şekilde kullanılmasının vazgeçilmez şartlarındandır. Okuma yazma bilmeme, dil sorunları, yoksulluk veya seyahat özgürlüğünün engellenmesi gibi oy kullanma hakkına sahip kişilerin bu haklarını etkili şekilde kullanmalarını engelleyecek zorluklara karşı olumlu tedbirler alınmalıdır. Oy kullanma hakkıyla ilgili bilgi ve materyaller azınlık dillerinde de mevcut olmalıdır. Fotoğraf ve semboller gibi metotlarla okuma yazma bilmeyen seçmenlerin oylarını nasıl kullanacaklarına ilişkin yeterli bilgi edinmeleri sağlanmalıdır.”  şeklinde anlaşılması gerektiğini ifade etmiştir.

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği olarak YSK’nın  kararını bir kez daha gözden geçirmesi ve ayrımcılığı ortadan kaldıracak bir karar vermesini bekliyoruz.